
Geçmişte ne varsa, gelecekte de, hepsi,
Kabuklarla ve unutuluşun şekilsiz artıklarıyla saçılmış
Oraya buraya
Sonraki hepsine taç giydirecektir
Ve Zaman, şu şanlı ortak hüküm verici
Herşeye bir nokta koyacaktır.
Shakespeare
Satürn gezegeni, güneş sisteminde en büyük gezegen olan Jüpiter’den sonra gelen ikinci büyük gezegendir. Türkçede Arapça kökenli Zühal adıyla da bilinmektedir. Adını Yunan mitolojisindeki Zaman Tanrısı Kronos’tan alır. Uzun süre devam eden anlamına gelen kronik sıfatı, kronoloji (olayların tarihsel sıralanması) ve kronometre (zaman ölçen sayaç) zaman tanrısı Kronos ile ilintilidir. Satürn; güneş çevresindeki bir turunu 29.5 yılda tamamlar ve her bir burçta yaklaşık 2.5 yıl kalır. Satürn yavaş ve ağır hareket eden bir gezegendir. Yavaş hareket etmesi, vurgulamak istediği temaları yavaşça, inceden inceye öğüterek insanların karşısına çıkarmasından ileri gelmektedir. Nitekim, zaman her şeyin ilacıdır.
MİTOLOJİDE SATÜRN: KRONOS ZAMAN TANRISI
Satürn; adını Yunan mitolojisindeki Zaman Tanrısı Kronos’tan almıştır. Kronos ise adını, “zaman” anlamına gelen khronos sözcüğünden almaktadır. Yunan mitolojisinde, ilk titan olmakla birlikte, zamanı yarattığı ve zamanlarda seyahat ettiği söylenir. Titanlar, Yunan mitolojisine göre efsanevi Altın Çağ’da dünyayı yönetmiş olan güçlü tanrı ırkıdır.
Kronos , Yunan mitolojisinde zamanı ve çağları temsil eden tanrı olup ilk Titanların en genci ve lideridir. İsmi Yunancada zaman anlamına gelen Kronos, babası Uranos’u büyük bir orakla hadım ederek Titanların başına geçmiş, mitolojide Altın Çağ diye adlandırılan devri başlatmıştır. Titan Kronos‘un egemen olduğu bu devir, oğlu Zeus tarafından Titanlar Savaşı denen savaşta mağlup edilip tüm diğer Titanlarla beraber Tartaros’a hapsedilmesiyle kapanır, Zeus egemenliğindeki Olympos Tanrıları devri başlar. Kronos’un eşi, kendisi gibi bir Titan olup bir ölçüde ana tanrıça özellikleri de gösteren Rhea‘dır. Kronos, kendisinin de oğlu tarafından devrileceği yönündeki kehanetin doğru çıkmaması için, Rhea’nın doğan çocuklarını anında midesine indiriyordu. Fakat Rhea, en küçük oğlu Zeus doğunca Kronos’u kundak bezine sarılmış bir taş parçasıyla kandırıp, Zeus’u Girit‘e kaçırmayı başardı.
Gaia (Dünya Ana), yeni doğmuş bebek olan Zeus’un bakımını üstlendi ve Kronos’un karısı Rhea, büyük bir taşı kundağa sararak hiçbir şeyden şüphelenmeyen Kronos’a sundu ve Kronos bunu hemen yuttu. Sonraları Zeus olgunluk yaşına ulaştığında, yutulan kardeşlerini kurtarmak için Metis’den yardım istedi ve Metis, Kronos’a cereyan gönderip kusmasına sebep oldu. Bu kusma sonuncunda, Hestia, Demeter, Hera, Hades, Posedion ve taş ortaya çıktılar. Bu olaydan sonra Kronos,mutluluk içinde yaşamak üzere belirlenemeyen bir bölgeye gitti.
Bu mitolojik hikaye, zamanın, dünya üzerinde birbirini takip eden nesilleri, döngüleri nasıl ortaya çıkardığını ve yok ettiğini ve aynı şekilde, bu nesillerin kendilerini ifade ettikleri kültürleri yaratıp yok ettiğini açıklar.
Kronos’un çocuklarını yemesi, bir yerde zamanın her şeyi yutan yıkıcılığını simgeler. Kronos, genellikle elinde büyük bir orakla tasvir edilir ve Roma mitolojisine Satürn adıyla geçmiştir. Orak; ektiğini biçmenin sembolüdür.
ASTROLOJİDE SATÜRN
Güneş sisteminde gezegenlerin diziliş sırasıyla 7.sırada yer alan Satürn, kendisinden sonra gelen ve evrensel & aşkın enerjileri temsil eden, transpersonel (kişilik ötesi) dediğimiz gezegenler olan Uranüs, Neptün ve Plüton’un arasında bir duvar gibi durur ve sınırları temsil eder. Satürn bir anlamda eşiktir. Dünyadan çıplak gözle bakıldığında görülen en son gezegendir. 7’li gezegen sisteminin son ayağıdır ve bizim bilinç sistemimiz yani dokunduğumuz, gördüğümüz, işittiğimiz ve algıladığımız her şey ile ilgilidir.
Astrolojide Satürn, Sebep-Sonuç Yasasının, diğer adıyla Karmanın yöneticisidir. Satürn’ün astrolojik sembolü, Kronos’ın orağı ile özdeşleştirilmiştir. Zamanı gelince herkesin ektiğini biçmesi, yaptığı iyiliklerin ve kötülüklerin, kısacası eylemlerinin sonuçlarıyla karşılaşması kozmik bir yasadır. Satürn de zamanı geldiğinde bizi yaptıklarımızın sonuçlarıyla karşı karşıya getirir. Bu yaşamımızda yaptığımız nefsani hareketlerin sonuçları bizi farklı bir yaşamda bunun sonuçlarıyla yüz yüze getirebilir.
Satürn’ün soğuk ve kuru doğası, farklı yaşamlar içinde tekrarlanan belirli davranış ve tutumlar içinde kristalleşmemize, donmamıza ve bunu karmik dersler olarak sonraki hayatlara taşımamıza neden olabilir. Ve astrolojik doğum haritanızdaki Satürn, transit eden Satürn ile kavuşum, karşıt ve kare açı yapmaya başladığında, Satürn ve içinde bulunduğu burcun arketipi aktive olur ve hareketlenir ve bu karmik derslerle ilgili senaryolar ve kişiler hayatımıza dahil olur.
Astrolojik doğum haritalarında, Satürn’ün yerleştiği burç, yeri ve aldığı açılar, kişinin hangi yaşam alanında hangi karmik testten geçeceğini anlatır. Satürn bizi bu alanda çalışmaya, sorumluluk sahibi ve mücadeleci olmaya çağırır. Unutmayalım ki zaman; (Satürn-Kronos) en büyük öğretmendir.
Satürn; toplumsal olan ile evrensel – aşkın olan enerjiler arasında bir kapıdır, bir geçiştir. O yüzden Satürn, daha çok dünyevi olanla bağlantılıdır. Dünyevi realiterle, daha evrensel üst sistemlerin arasında sınırda durur ve bizim toplumdaki yerimizin, statümüzün işlerimizin ve sorumluluklarımızın çerçevesini çizer. Büyümemizi, olgunlaşmamızı, sorumluluk almamızı ve kendimizi gerçekleştirmemizi ister ve bunun zamanı geldiğinde bizi gerçeklerle karşılaştırır. Bu gerçekler işimize gelmeyen, yüzleşmekten kaçtığımız tarzda olabilir. Ama önümüze çıktıysa, zaman ve mekan kesişmeleri, Satürn’ün ince hesaplarıyla ayarlanıp bize servis edildiyse ciddiyetle ele almak lazımdır. Sorumluluklarımızdan ne kadar kaçarsak kaçalım, Satürn transitlerinde, kaçtığımız şeyler eninde sonunda kıskıvrak yakalar bizi. Bu ödeşmeler, karşılaşmalar ve borçlar bu yaşamda halledilmezse, Satürn, sonraki yaşamlarda farklı senaryolarla ağlarını örer ve bizi bu testten geçirene kadar farklı hayatlar boyunca tekrarlanan aynı paternleri tecrübe ederek bu çemberin içinde döner dururuz.
Satürn; kronolojik zaman, tarih ve geçmişle de ilgilidir. Doğum yani enkarnasyon, yaşlanma süreci ve ölüm, Satürn yönetimindedir. Grafisinden de ( ) anlaşılacağı gibi, orak biçimindeki sembolünde, artı işaretiyle (+) maddeyi, yarım daire şekliyle de ruhu sembolize eder. Maddeyi temsil eden tarafı, Satürn’ün gerçekçi (realistik) tarafını vurgular ve aynı zamanda maddeye şekil ve form veren özelliğini de beraberinde taşır.
Satürn; güneş sisteminde çıplak gözle görülebilen en son gezegen olduğu için, sınırları temsil eder. Bedenimizin sınırları olan deri, bizim dış dünya ile olan sınırımızı da çizer. Aynı zamanda iskelet yapımız, kemiklerimiz ve dişlerimiz de bedensel sınırlarımızı oluşturur. Bu yüzden Satürn; medikal astrolojide deriyi, iskelet sistemini, kemikleri , belkemiğini ve dişleri yönetir. Satürn’ün doğum anı haritasında sert açılar altındaki enerjisi, kişiye Satürnyen sağlık problemleri olan romatizma, diz, diş ve dişetleri ve deri hastalıklarına yatkınlık verir.
7’li gezegen sisteminde (kitlesel hareketleri yöneten Uranüs, Neptün ve Plüton hariç) her gezegene bir gün ithaf edilmiştir. Örnek olarak, Güneş’in günü (Sunday) Pazar’dır. Cumartesi ise Satürn’ün günüdür (Saturday).
Satürn, yavaş ve ağır hareket eden bir gezegendir ve soğuk ve kuru bir doğaya sahiptir. Bu yüzden, soğutur, katılaştırır ve ağırlaştırır. Yaşam enerjisine karşı durur. Soğuk ve kuru doğasıyla, can alır, tıpkı öldüğümüzde soğumamız gibi. Bu yüzden, ölüm Satürnyen bir olaydır. Satürn’ün soğuk ve kuru doğasına diğer bir örnek de, Satürn’ün yönettiği iki burç olan Oğlak (21 Aralık-20 Ocak) ve Kova burcu (21 Ocak -20 Şubat) zamanlarında, mevsimsel olarak kışın en soğuk günlerini yaşamamızdır.
Bir doğum haritasında olumlu yerleşimdeki Satürn; kişiyi, olgun, ağırbaşlı, sorumluluk sahibi, bilge, sabırlı, organizasyon ve planlama yetenekleri olan, hedeflerini gerçekleştirme konusunda yavaş ve sabırla ilerleyen özellikler katacaktır. Satürn’ün rahat etmediği burçlardaki ve sert açılar altındaki bir Satürn, kişiye yalnız kalmaktan hoşlanan, soğuk, mesafeli, cimri, katı ve duygularını belli etmeyen bir yapı kazandırabilir.
Zeynep Dilek Yılmaz


